• Kriminal Servisler

Çocuklarda Cinsel İstismar Duygu Analiziyle Önlenebilir.

Güncelleme tarihi: 13 Oca 2020




Çocuk istismarı yapanlar bazen bir akrabamız, bazen komşularımız, bazen güvendiğimiz arkadaşlarımız, bazen bir din adamı, bazen çocuk bakıcıları, bazen servis şoförü, öğretmenler, doktorlar, politikacılar, cemaat liderleri ve hatta aile bireyleri olabiliyor. Toplumun bir kesiminin çabalarına rağmen çocuklar, maalesef cinsel istismarcılara karşı savunmasız haldeler.


Çoğu insan, pedofilin çevresinde temas halinde olduğu insanlardan olduğu gerçeğini görmez. Bu kişiler, sokakta bir şeker bir çikolatayla çocuğunuzu kandırabileceği gibi, çeşitli dini örgütlenmelerde, vakıflarda, çocuklarla yakın ilişkiler kuran organizasyonlarda gönüllü olarak yer almaya ve potansiyel kurbanlarıyla etkileşim kurabilmenin farklı yollarını aramaya devam ederler. Çoğunlukla da, kendilerini, çocuklarla kolaylıkla etkileşim kurabilecekleri konumlara yerleştirmektedirler.

İnternet, bu anlamıyla çocuklar üzerinde avlanmanın ortak bir alanı haline gelmiş durumda. Bugün, hep daha fazla çocuk, sosyal medya hesapları kullanıyor. Sosyal medya, insanları birbirine bağlamaya yardımcı olmak için bir sosyal ağ görevi görmesine rağmen, kişinin kişisel bilgilerini gösteren bir profil oluşturması, dolaylı olarak pedofillerin bir sonraki kurbanını bulmalarına yardımcı oluyor. Pedofiller, daha sonra çocuklarla arkadaş olabilir ve kurbanlarını sahte bir güven duygusuna yönlendirerek, tuzağa düşürebilir. Bazı pedofiller, başkalarını –örneğin, bir sınıf arkadaşını– taklit etme davranışı gösterebilirler. Bazıları da çocuklarla arkadaşlık kurar ve toplantı saatleri ve yerleri düzenleyerek cinsel arzularını yerine getirirler.


Kriminalservisler olarak yaptığımız araştırmada; Dünyanın 88 ülkesinde uygulanan yöntemle, çocuk istismarı eğiliminin önceden tespiti, eğilimli kişilerin başka alanlarda istihdamı, istismar tutuklularının şartlı salıverme koşullarına sahip olup olmadığı, kimyasal hadımlaştırmanın etkisi gibi konular yüksek(%95) doğrulukta belirleniyor.


18 yaşından küçüklere yönelik yalnız tecavüzü değil bedensel teması içeren her türlü cinsel hareketi kapsayan fiil cinsel istismar suçunu oluşturur. Cinsel bir davranış olarak çocuğun okşanması, failin çocuğu kendi organlarına dokundurtması, çocuğu dudağından öpmesi gibi tüm hareketler istismar kapsamında sayılır.

Konuyla ilgili dernek ve vakıflar ile TUİK verileri incelendiğinde, kolluğun kayıtlarının 10-20 kat üstünde vaka olduğu görülecektir. Kesin bilinmemekle birlikte bu vaka sayısının 100000-250000 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu hayli vahim bir sayıdır. Durumu daha da vahim hale getiren ise çocuk istismarı eğilim potansiyeli ile çocuklarla etkileşim ve iletişim halinde bulunan binlerce kişinin varlığıdır. Çoğu zaman bu eğilim her an fiiliyata geçebilir ya da bu eğilime sahip kişi fiiliyata geçirmediği bu potansiyeli ile mücadele halindedir. Hele bu kişiler çocukların çevresindeki bir iş kolunda istihdam edilmişlerse; verimsiz ve riskli bir iş yaşamı içerisindedirler.


Başka bir ilginç istatistik de erkek çocukların maruziyetindeki yüksekliktir. Buna neden olarak erkek çocukların kız çocuklarına göre daha az korunup gözetilmesi gösterilmektedir.

Durumun vahametinin yanında, failin ceza aldığı ana kadar süren yüklü bir ekonomik tablosu da vardır. Ülkemiz için olayın ihbarı ile başlayan, DNA analizi ile süren ve kovuşturma ile sonuçlanan bu süreçte, bir adli vakanın soruşturma ve kovuşturma maliyeti 1500-2500 USD arasında değişiyor.


Halbuki dünyanın 88 ülkesinde duygu analizi ile kişinin sadece konuşmasından istismar eğilimi otomatik bir yöntemle ortaya çıkartılabilir ve kişinin iç dünyasına yönelik kesine yakın tespitler yapılabilir. Bunun dışındaki testler ile hemen hemen tüm istismarcılar popüler biçimde dillendirilen psikoteknik testlerden geçerler. Duygu analizi ile belirli koşullarda yapılan testlerde kullanılan cinsel uyarılma faktörünün (SAF) ölçümü kişinin eğilim potansiyeli taşıyıp taşımadığını kesin biçime belli eder. Pozitif çıkan kişi çocuklarla etkileşim ve iletişim halinde olmayan noktalarda istihdam edilir ya da görev yeri değişir.

Testler sırasında başvuran kişi test merkezinde, telefonda ya da web uygulamasının karşısında 6-13 soru arasında değişen soruyu 90-200 saniye içerisinde yanıtlar. Yanıtların bitiminde kişinin skoru işverenin ekranına düşer.


Eğer bu testler devlet politikası düzeyinde yaygınlaştırılırsa ‘istismar tespiti’ndeki bilinirlik teste girmeyen potansiyelleri azaltır, potansiyeli olanları uzak tutar, yakalanmış olanları ölçer, şartlı salıverme sırasında yeniden değerlendirir.


Hadımlaştırmanın Kişi Üzerinde Herhangi Bir Etkisi Yoktur.

Bazı batı ülkelerinde kimyasal hadımlaştırmanın bir etkisinin olmadığını bilinmekle birlikte, potansiyeli olan kitleyi bu suçtan uzak tutmak için hadımlaştırma uygulaması sürmektedir. Kimyasal hadımlaştırma kişinin cinsel iktidarını azaltırken maalesef zihnindeki bu eğilimi engelleyememektedir. Örneğin bu suçtan şartlı salıverilen birçok kişinin eylemi parmakları ya da sopa ile tekrar işlediğine rastlanılmaktadır. Ayrıca hapis ya da hadımlaştırma seçenekleri ile sunulmadan hadımlaştırmanın kişi bedeni üzerinde önceden uyarıyı gerektiren değişimler oluşturacağı açıktır. Seçimlik olmadan uygulanan hadımlaştırma cinsel gücün tamamen bitmesi ya da ciddi düzeyde azalması nedeniyle, devletler aleyhine açılmış yüklü tazminat davalarının oluşmasına neden olmuştur. Çünkü testesteron bloke edildiğinde artan östrojen baskısı göğüslerde büyüme, vücut yağlarının dağılımında değişim, tende yumuşama, kısırlık, vücut kıllarında azalma, kişilik değişimi, kadınsılaşma gibi etkiler oluşturmaktadır.


Duygu analizi yoluyla yapılan testler, yaygın ve sürekli mücadele için kaçınılmazdır. Ancak bu şekilde eğilimi olanların düzenli tespit edilir, başka alanlarda istihdam edilir, toplumsal bilinirlik artar.

43 görüntüleme1 yorum